Mersin Escort Nuran Karaca, 36 yaşında, Mersin'in Mezitli ilçesinde yaşayan, ayakları yerde sağlam basan ve iç huzurunu yaşayan bir kadın. İlk bakışta sakin, nazik ve ölçülü biri gibi görünse de aslında içinde taşıdığı güç ve derinlik, onu bilença kendini gösteriyor. Pamukkale Üniversitesi'nde Sosyoloji okuduktan sonra bir süre İstanbul'da STK'larda kadın hakları üzerine çalıştı. Ancak büyük şehir yorgunluğu ve ait olma duygusu onu memleketi Mersin'e geri getirmiş. Şimdi yerel bir kadın kooperatifinde aktif olarak görev yapmakta ve gezide yaşayan kadınların üretimine katılmak için projeler yürütülüyor.

Nuran'ın en büyük tutkusu anlamlı olabilir. İnsanlarla yüzeysel sohbetler değil, derinlikli bağlar dağılmış. Dinlemeyi biliyor, yargılamadan. Arkadaş hakkında “dertlerin sessiz ilacı” diye anılıyor. Birlikte kahve içinizde sadece kahvenizi değil, ruhunuzu da hafifliyor. vakit geçirmek; dingin, huzurlu ama aynı zamanda güçlü bir enerjiyle dolmak gibi.

Hobileri oldukça çeşitlidir. Özellikle çömlek yapımı ve seramikle ilgileniyoruz. Parmaklarının arasında yoğurduğu çamurla bir değişim ona yaratıcı kendini ve bağlı olduğunu hissettiriyor. Son dönemde müzikle ilgilenmeye başlıyor, bağlama çalmayı öğreniyor. Anadolu ezgilerinde adeta bir sığınak buluyor. Türk halk müziği onun için yalnızca bir müzik türü değil; bir tarih, bir hafıza, bir duygu deposu.

Nuran'ın doğasına olan düşkünlüğüne dikkat çekici. Hafta sonu mutlaka doğa yürüyüşleri yapıyor. Toroslar'ın eteklerinde, kuş sesleri arasında vakit geçirmek ona iyi geliyor. Gittiği değişiklik küçük taşlar, yapraklar topluyor ve bunları bir nevi hatıra köşesinde saklıyor. Mersin'in dağ köylerine hayran; oradaki yaşlı kadınlarla sohbet etmeyi, onların hayat bilgeliğinden bir şeyleri kapmayı seviyor.

Aşk hayatı konusunda seçici ve paylaşımlı. Daha önce iki ciddi ilişki yaşanmış, ama yollar ortak bir yaşam biçimi geliştiremedikleri için ayrılmıştı. Nuran için bir ilişkide sadakat, şefkat ve ortak değerler çok önemli. Kıskançlıkla, bastırılmayla, kontrolle iş olmaz. Onun ilişkisi; iki ayrı özgürlüklerin, özgürlüklerin zararlarının birlikte büyüyebileceği bir bağ. “Yan yana yürüyor” onun aşkının tanımı. Dış kısımdan çok karaktere, yaşam formuna önem veriyor. En çok da bir erkeğin kadın ve doğasına karşı tutumuna dikkat ediyor.

İleride emeklilik hayalini kurmuş bile. Küçük bir sahil kasabasında, kendi yaptığı seramikleri sattığı bir dükkân, sarkan sardunyalar, sabah kahveleri ve akşam ezgileriyle geçerken bir yaşam düşüyor. Bu hayal onun için bir kaçış değil, ulaşmak istediği gerçek.